RSS

Doktor Amca’nın Maceraları / Hugh Lofting

21 Aug

 

 

 

Kapak resmindekiler, Dr. Dolittle, Papağan Polenezya, Köpek Jip, Maymun Şi Şi

 

 

 

 

 

Hayvanlarla konuşabilen bir doktor’un maceralarının anlatıldığı bu kitap, olağanüstüdür, büyüleyicidir. Ben bu kitabı 1975 yılı Şubat tatilinde karne paramla almıştım.Yalnızca ilk bölümü hiçbir şey eklemeden yazmak istiyorum.

                                               BİRİNCİ BÖLÜM

                                                      —- 1 ——

 Evvel zaman içinde, yıllarca önce daha büyük babalarımız küçücük birer çocukken İngiltere’de Dolittle adında bir doktor yaşıyordu. Oturduğu kasabanın ismi Pudlebi idi. Kasabada genç, ihtiyar herkes doktoru tanıyordu. Ne zaman adam silindir şapkasını giyip sokağa çıksa herkes, “Doktor gidiyor işte..Çok akıllı bir adamdır o..” diyorlardı. Köpeklerle çocuklar da hemen adamcağızın peşine takılıyorlardı. Hatta kulelerin üstüne tüneyen kargalar bile bağırıp başlarını sallıyorlardı.

    Doktorun oturduğu küçük ev kasabanın eteklerindeydi. Fakat bu küçük evin bir hayli büyük bir bahçesi vardı. Adamın kız kardeşi Sarah Dolittle ev işlerine bakıyordu. Fakat bahçeyle sadece doktor ilgileniyordu. Dolittle hayvanlara da çok düşkündü. Bu yüzden de evinde cins cins hayvanlar besliyordu. Bahçesindeki havuzda yüzen balıklardan başka  kilerde tavşanlar, piyanonun içinde beyaz fareler, çamaşır dolabında bir sincap ve mahzende de bir kirpi vardı. Bunlardan başka doktor yeni yavrulamış bir inek, yirmibeş yaşına gelmiş ve bacağı sakat bir at, tavuk, güvercin, iki kuzu ve daha bir sürü hayvanı da besliyordu. Yalnız en sevdiği hayvanlar Jip adındaki köpek, Gub Gub ismindeki yavru domuz, Polenezya adındaki Papağan ve Tu Tu ismindeki baykuştu.

    Doktorun kardeşi bu hayvanlar yüzünden sinirlenip söyleniyor, evi derli toplu tutamadığından şikayet ediyordu. Bir gün romatizmalı ihtiyar bir kadın doktoru görmeğe geldi. Yanlışlıkla da kirpinin oturduğu divana oturdu. Bir daha da kadın Dolittle’in evine uğramadı. Her cumartesi çok uzaktaki başka doktora gitmeğe başladı.

    O vakit Sarah Dolittle ağabeysine,

– ” Evde bu hayvanları tuttukça sana hasta  geleceğini mi sanıyorsun John?” dedi. ” Bekleme odasını fare ve kirpilerle  dolduran bir doktora kim güvenir? Bu hayvanların kaçırdığı dördüncü hasta oldu. Ne jenkins ne de rahip sana uğramıyorlar. Çok hastalansalar bile buraya gelmeyeceklerine yemin ettiler. Gün geçtikçe fakirleşiyoruz. Böyle devam edersen iyi aileler seninle ilgilerini kesecekler.”

    Doktor durakladı.

– ” Fakat ben hayvanları ‘iyi aileler’den daha fazla seviyorum.

– ” Saçmalıyorsun !” diye bağırarak odadan çıktı kardeşi.

    Böylece aradan zaman geçti. Doktor yeni yeni hayvanlar bulup eve alıyordu. Hastaları da gitgide azalmıştı. Nihayet geriye hiç hasta kalmadı. Sadece Ciğerci vardı. O da hayvanlara aldırmıyordu zaten. Fakat Ciğercinin pek parası yoktu. Hem kendisi yılda bir kere ve sadece Noelde hastalanıyordu. O vakit de doktordan bir şişe şurup alıp bir kaç kuruş veriyordu.

    Yılda bir kaç kuruşla yaşamaya imkan yoktu. O eski devirde bile imkansızdı bu. Doktorun biraz birikmiş parası vardı. O da olmasaydı kimbilir ne hallere düşecekti adamcağız? Bu arada Dolittle durmadan evine hayvanlar alıyordu. Bunları beslemek de epey masraflıydı tabii. Böylece doktorun biriktirdiği para da azaldıkça azalıyordu.

    Nihayet doktor piyanosunu da sattı. Fareleri yazı masasının bir gözüne yerleştirdi. fakat eline geçen para da bitti. Bu sefer adamcağız Pazar günleri giydiği kahverengi elbisesini sattı. Gitgide fakirleşiyordu o.

    Artık sokağa çıkıp başında silindir şapkasıyla dolaşırken onu görenler birbirlerine,

– ” Doktor Dolittle gidiyor!” diyorlardı. ” Vaktiyle Batının en tanınmış doktoruydu. Ama şimdiki haline bak. Hiç parası yok. Çorapları da delik içinde.”

    Fakat köpekler, kediler ve çocuklar zengin olduğu zamanlardaki gibi hâlâ doktorun peşinden gidiyorlardı.

 
Leave a comment

Posted by on August 21, 2011 in hayvan edebiyatı

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: